Silahsız Şoför, Riskli Görev
Cezaevi Şoförlerinden 6136 Sayılı Kanun’da Değişiklik Talebi: “Görev İçinde ve Dışında Silah Taşıma Yetkisi İstiyoruz”
6136 Sayılı Kanun ve Cezaevi Şoförlerinin Hukuki Statüsü
Mevcut Durum
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un “Taşıma Ruhsatı Verilecek Kamu Görevlileri” başlıklı Madde 8/9-(Ek: 11/12/1992 – 92/3721 K.) bendinde, Adalet Bakanlığına bağlı adliye binaları ve cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ile hizmet aracı şoförlerine “görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahları taşıyabilirler” şeklinde yetki tanınmıştır.
Temel Sorunlar
Uygulamada şu sorunlar yaşanmaktadır:
• Demirbaşa kayıtlı silah tahsisinin bulunmaması,
• Görev tanımındaki belirsizlikler,
• Silah taşıma yetkisinin yalnızca “görev yeri ve görev anı” ile sınırlandırılması.
Bu durum, sahada aktif olarak yüksek risk altında görev yapan personelin ciddi bir güvenlik açığıyla karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır.
Yaşanan Hak Mağduriyetlerinin Boyutları
Cezaevi şoförleri, yalnızca birer “araç kullanıcısı” değil; aynı zamanda yüksek riskli nakil operasyonlarının (mahkûm sevki, duruşma nakli, hastane sevkleri vb.) asli unsurlarındandır.
Kanunun mevcut uygulanış biçimi, şu mağduriyetleri doğurmaktadır:
Oysa cezaevi şoförlerinin görev kapsamı yalnızca nakille sınırlı değildir. Bu personel aynı zamanda:
• Makam şoförlüğü görevini yerine getirmekte,
• Arızalanan araçlarla birlikte meskûn mahal dışı, ıssız bölgelerde kalabilmektedir,
• Hükümlü nakillerinde dış müdahale riskiyle karşı karşıya kalmaktadır,
• Gelişen infaz sistemi içerisinde caydırıcılığın artırılması gerekliliğine katkı sağlamaktadır.
Bu unsurlar, personelin bireysel güvenliğini doğrudan ilgilendirmektedir.
Uluslararası örneklere bakıldığında, benzer görevlerde bulunan personelin silah taşıma yetkisine sahip olduğu görülmektedir. Özellikle ABD başta olmak üzere birçok ülkede, infaz sisteminin bir parçası olan ulaştırma personeli, görev riskine paralel şekilde yetkilendirilmekte ve donatılmaktadır. Bu uygulama, hem personel güvenliğini sağlamakta hem de sistemin caydırıcılığını artırmaktadır.
Türkiye’de ise mevcut durum, gelişen infaz sistemi ile sahadaki gerçek uygulama arasında önemli bir uyumsuzluk yaratmaktadır. Bu nedenle 6136 sayılı Kanun kapsamında gerekli düzenlemenin yapılması artık bir tercih değil, zorunlu bir ihtiyaç hâline gelmiştir.
Önerilen Düzenleme
Cezaevi şoförlerinin, görevleriyle bağlantılı olarak görev yerinde ve görev dışında demirbaşa kayıtlı veya zati silahlarını taşıyabilmelerine imkân tanıyacak açık ve net bir yasal çerçevenin oluşturulması gerekmektedir.
Bu düzenleme;
• Personelin can güvenliğini sağlayacak,
• Görev esnasında müdahale kapasitesini artıracak,
• Sistemin bütünlüğünü güçlendirecek,
• Caydırıcılığı yükseltecek
ve en önemlisi, sahadaki gerçeklikle mevzuat arasındaki kopukluğu ortadan kaldıracaktır.
Sonuç
Ceza infaz sisteminin güçlenmesi, yalnızca fiziki yatırımlarla değil, insan unsurunun doğru yetkilendirilmesiyle mümkündür. Cezaevi şoförlerinin silah taşıma hakkının açık, net ve uygulanabilir bir şekilde düzenlenmesi, bu sistemin eksik kalan önemli bir parçasını tamamlayacaktır.












Benzer Haberler
Silahsız Şoför, Riskli Görev
İnfaz Koruma Memuru Kadir Altınöz Vefat Etti
İnfaz Koruma Memurları Meslek Yeminini Etti
Şehidimiz Kabri Başında Dualarla Anıldı
Şehit Cengiz Yiğit Dualarla Anıldı
Şehit Cengiz Yiğit’e Vefa
Mazgalın ÖTEKİ Yüzü
İnfaz ve Koruma Memurları Yemin Etti